abschnit-eins

Dr. Mustafa Asım Okur’un Kısa Biyografisi

Dr. Mustafa Asım Okur’un Hayatı ve Ailesi 

        Dr. Mustafa Asım Okur, Gündoğmuşlu Müftü Fevzi Hoca’nın ve Manavgat’ın yerli ailelerinden Müderris Mustafa Efendi’nin kızı Sıdıka Hanım’ın iki oğlundan en büyüğü olarak 1327 yani 1911 yılında kendi ifadesine göre Manavgat’ta doğmuştur, ama nüfus kaydında, Eksere (Gündoğmuş) doğumlu olarak gösterilmektedir.  Anne tarafından Naim Okur, Ayşe Toros ve Hatice isimli üç kardeşi vardır. Hatice ablası 17-18 yaşında iken vefat etmiştir. Baba tarafından da iki üvey anneden doğan yedi kardeşi daha vardır. Hatice annesinden Şehriban Akıncı, Şadiye Okur, Avniye Boztepe, Zühtü Okur, Emine annesinden ise Hadiye Ünal, Nuriye Günal ve Adil Okur.

        27 Mart 1942 tarihinde Manavgatlı Hasan ve Şadiye Berberoğlu’nun kızı Nübüvvet Hanım’la evlenip üç çocuk sahibi olmuştur. Çok sevdiği ve saydığı Nübüvvet Hanım 29 Kasım 1994 tarihinde vefat etmiştir. Asım Okur ise 20.02.1997 tarihinde hayata gözlerini yummuştur. En büyük çocuğu, kimya yüksek mühendisi 1943 doğumlu, Sıdıka Kocakuşak’tır. İkinci çocuğu, 1945 doğumlu Radyolog Dr. Hasan Okur, 24 Aralık 2006 yılında aramızdan ayrılmıştır. Üçüncü çocuğu, 1951 doğumlu Dr. Hüseyin Okur, nöroloji ve psikiyatri uzmanıdır. Sıdıka’nın genel cerrahi uzmanı doçent doktor Ahmet ve iktisat doktoru olan Nilsun adında, Hasan’ın kimya mühendisliği doktoru olan Asım ve bilgisayar mühendisliği doktoru olan Aslı adında, Hüseyin’in psikolog-psikoterapist olan Julia Aylin, veteriner hekim olan Lena Derya ve endüstriyel psikolog olan Can Tim adlarında çocukları vardır.

abschnit-eins
abschnitt-drei

Dr. Mustafa Asım Okur’un Eğitim ve Askerlik yılları

        Mustafa Asım, I. Dünya Savaşı’nın başlamasına 3 yıl kala başladığı hayatında, Kurtuluş Savaşısırasında Manavgat’tabaşladığı ilkokulu bitirdikten sonra, Antalya’daki İmam Hatip okuluna 1925 yılında, leyli meccani yani parasız yatılı öğrenci olarak kaydolmuş ve orada bir yıl okumuştur.İmam hatip okulu öğrenci yokluğundan 1927 yılında kapatılmıştır. Asım Okur’un kaydı da Antalya’daki ortaokula nakledilmiştir. Antalya’daki bu okul ancak 1933 yılında, Asım Okur artık İstanbul’da eğitimine devam etmekte iken, Antalya Lisesi’ne dönüştürülmüştür.Antalya’da henüz bir lise olmadığından yine parasız yatılı öğrenci olarak, genel kültürünün temellerinin atıldığını söylediği, sınavını kazandığı Kabataş Erkek Lisesi’ne,İstanbul’a yollanmıştır. Sonra da yatılı öğrenci kontenjanının azlığı nedeniyle ve kendi deyimi ile torpilli olmadığı için son senesinde Edirne Lisesi’ne nakledilmiştir. Liseyi Edirne’de bitirmiştir. Seyahat imkanlarının çok kısıtlı olduğu o yıllarda eğitimi süresinde ancak yılda bir defa ailesi ile buluşabilmiştir. Bu nedenle, Edirne’deki öğrenciliği sırasında Manavgat’ın gübre kokusunu bile özlediğini sık sık anlatırdı. Tüm tatillerini İstanbul ve Edirne’de geçirmiştir. Bu da kendi kültürel gelişimi için yararlı olmuştur.İstanbul Tıp Fakültesi’ni ise 1939 yılında II. Dünya Savaşı’nın başladığı çalkantılı yıllarda bitirmiştir. 1940 yılının Nisan ayından itibaren askerliğini subay olarak, Mudanya ve Antalya-Elmalı’da yapmıştır. II. Dünya Savaşı’nınülkemizi de derinden etkileyen kıtlık döneminde birliğinin doktoru olarak Antalya’dan askerlerle birlikte yürüyerek Kuzey Ege’deki görev yerine hareket etmiştir, ama yokluk içindeki birlik Isparta’ya yakın bir yerden geri dönmek zorunda kalmıştır. Asım Okur terhis olduktan sonra Manavgat, Akseki, Gündoğmuş Hükümet, Finike Sıtma Savaş Tabiplikleri’nde ve Tokat Hastanesi’nde Dahiliye Asistanı olarak çalışmıştır. Bu görevde iken istifa edip, kasabasına hizmet etme aşkı ile Manavgat’ta serbest hekim olarak çalışmaya başlamıştır.

abschnitt-drei
abschnitt-vier

Dr. Mustafa Asım Okur’un Çalışma ve Sosyal hayatı

        Memleket, özellikle Manavgat aşığı olan Dr. Mustafa Asım Okur; neşeli, güler yüzlü, çocukla çocuk olmayı bilen, yardımsever, ileri görüşlü, çalışkan bir insandır. Milliyetçi ve dindar olduğu halde hiçbir zaman tutucuolmamıştır. Onunla her şey tartışılabilirdi, hoşgörüsü büyüktü. Dünyaya, yeniliklere açıktı, meraklıydı. Politikaya, tarihe, turizme, tarıma, çevre korumaya ilgili ve duyarlıydı. Çevre bilincinin Avrupa’da bile gelişmediği çağda, çocuklarına Side’deki kum zambaklarının endemik bir bitki olarak korunması gerektiği nasihatini hatta görevini vermiştir. Bunun yanında; Manavgat’taki ırmakların kenarına yapılması planlanan kâğıt fabrikasına hem ırmakları, hem denizi, hem de kumsalları kirleteceği için karşı çıkıp yapılmamasına katkıda bulunmuştur. Böylece o gün değeri bilinmediği halde bugün iktisadi hayatımızın gözbebeği turizm alanları korunmuştur. Ancak Manavgat Irmağı üzerinde kurulmakta olan Oymapınar Barajı’nın, çevreye zarar vermeden ve suyu kirletmeden elektrik üreteceğine sevinir, orada çalışan yöneticilerin mahalli sorunlarının çözümüne katkıda bulunurdu. 1940’lı yılların sonlarında, o zamana kadar yurt dışına hiç çıkmamış olmasına rağmen, Türkiye’de turizm konusunda bilgi ve tecrübe azken, Side ve Manavgat’ın doğal güzellikleri ve tarihi ile dünyanın ilgisini çekeceğine inanmıştır. Bu konuda devrin güçlü devlet adamı, Aksekili Rasih Kaplan Hoca ile birbirlerini karşılıklı olarak etkiledikleri düşünülebilir. Manavgat ilçe merkezinin Side’ye nakli için yıllarca uğraşmıştır, hatta kendi gayretleri ile birkaç kez bazı yük gemilerinin Side Limanı’ndan pamuk ve susam almasını sağlamıştır. Ancak dönemin zenginleri ve Side’nin ön plana geçme ihtimalinden rahatsız olan Manavgat Merkezi’ndeki toprak sahipleri ile arası açılmış, böylece o tarihlerde hayalleri gerçek olamamıştır.

        Üniversite yıllarından tanıdığı Prof Dr. Mustafa İnan ve eşi arkeolog Prof. Dr. Jale İnan, daha önce de Prof. Dr. Berger yazlarını Side’de geçirirler, Side ve Perge’deki arkeolojik kazı gruplarını buradan yönetirlerdi. Asım Okur, onların bilgilerinden faydalanmış, arkeoloji ve mitoloji konularında kendini geliştirmiş,Manavgat’ı ziyaret eden misafirlerevakti yettiğince gönüllü rehberlik yapmıştır.

        Uzun yıllar tarımla uğraştı, araştırmacıydı, uzun süre Manavgat’ta pamuk, daha sonra da pirinç yetiştirmiştir. Pirinç ziraatının büyük bölümünü, Antalya’nın Aksu ve Döşemealtı bölgelerinin sulak arazilerinde yapmıştır. İklim şartları ve kendisinin sağlık durumu nedeniyle iki yıl sonra büyük maddi zararlarla çeltik ekimini bırakıp, sağlığına kavuştuktan sonra 1964 yılında Manavgat’ta yeniden muayenehane hekimliğine dönmüş, 1981’de tekrar hastalanana kadar çalışmıştır. Antbirlik-Antalya Pamuk ve Narenciye Tarım Satış Kooperatifi Birliği’nin kurucu başkanıdır. Başkanlık görevini ilk dönem olan Ağustos 1952’den Mayıs 1954’e ve yedinci dönem olan 1960-1961 tarihleri arasında sürdürmüştür (www.antbirlik.com.tr).  Ahmet Refik İnci, dayısı, Köy Enstitüsü mevzunu, eski İlköğretim müfettişi İsmail Akyol’un anılarından 2012’de derlediği PITIRAK kitabında (ISBN 978-9944-0432-5-0) sayfa 167-168’de şöyle yazıyor: “…Bu arada kazanın gelişmesi içinde çalışmalar yapılıyordu. Sarılar’da çalışırken Hususi Tarla Ziraati’n den aldığım bilgiler doğrultusunda pamukçuluğa gücüm yetmemişti. Doktor Asım Okur’a bir gün:- Dayı dedim, ben bir kitap okudum. Bir tür pamuktan bahsediyor. Bu pamuğun verimi çok yüksekmiş. Dönümde beşyüz ile bin kilo arasında pamuk verirmiş. Bu Çukurova’da ekiliyormuş dedim. Akşam Doktor Asım Sarılar’a, bize geldi:- Dayısı dedi, bana birşeyler söyledin; ama iyice işe vakıf olamadım. Kitabı getirip okuduk. O akşam eniştem Mustafa Sırrı İnci de bizimleydi. O da konuya dikkat kesiliyordu. Doktor Asım:- Hadi seninle yarın Adana’ya gidelim demişti. Benim gidemeyeceğimi izin alma imkanımın olmadığını söyledim. O da kaymakamla görüşüp, bir haftalık izin alır. Adana’ ya Çukurova Birlik diye bir müesseseye gittik. Araziyi gezdik. Sürme işlemi başlamak üzere idi. Müessese müdürü bize çok yakınlık gösterdi, gezdirdi. Biz de geliş sebebimizi kendisine anlattık. Hattı zatında belki de dönecektik. Adam bizimle çok ilgilendi. Yılda bin lira taksitle bize Masaharris dizel bir traktör, mibzer, çekili ve sokulu pulluk, iki tane trayler, diskara, üç ton pamuk çekirdeği verdi, hepsi altı bin lira tutmuştu. Alıp getirdik. Asım Okur da doktorluğu bıraktı, çiftçiliğe, pamukçuluğa başladı. O sene çevrenin çiftçileri traktörün çift sürüşüne, ekişine hayran kaldılar. Ertesi yıl artış kendiliğinden oldu. Traktörle sulanan ve ekilen yerde deve boyu pamuk vardı. Görenler nazar değecek korkusundaydı. Kazada her yıl traktör sayısı artıyor, modern tarım aracından yararlanma kullanma süratle artıyordu…” Sayfa 193 de ise, “1945 yılında idealime muvaffak olmama büyük anlayış gösteren Doktor Asım Okur sayesinde bölgemizde pamukçuluk da alabildiğine gelişiyor, süratli adımlarla Çukurova’ ya yetişmeye, bazı sahalarda onu geçmeye gayret ediyordu…”

       Dr. Mustafa Asım Okur, eğitim ve öğretime çok önem verirdi, çocuklarının, torunlarının hepsinin iyi bir aile eğitimi yanında akademik seviyede de ilerlemesini isterdi. Çocukları ve torunları da onu mahcup etmediler. Manavgat’a, ilk kez ortaokul ve lisenin kazandırılmasında katkıları olmuştur. Başlangıçta, Manavgat’taki diğer bazı aydınlar gibi o da, öğretmen atanamayan biyoloji ve fizik gibi derslere, şevkle girmiştir. Akdeniz Üniversite Destekleme Vakfı’nın kurucu üyesinden biridir.“Vakfımız 1973 yılında, Akdeniz Üniversitesi Kurulmasına Yardım ve Destekleme Vakfı, adıyla zamanın Antalya Valisi Sayın Hüseyin Öğütçen’in gayretleriyle 53 Antalyalı hayırseverin teşebbüsüyle kurulmuştur” Vakfın amacı; Antalya’da kurulacak her türlü Üniversite, Fakülte, Akademi, Yüksek okul ve Ön lisans okulları, Kreş, Çocuk Yuvası, Yetiştirme Yurdu, ilköğretim okulu yapımına yardımcı olmak ve desteklemektir. “(http://www.auv.org.tr/). Dr. Mustafa Asım Okur, böylece gençlerin iyi bir eğitim alarak yetişmesine ve ülkelerine yararlı olmalarına katkıda bulunmak istemiştir.

abschnitt-vier
abschnitt-fuenf

Dr. Mustafa Asım Okur’un Politik hayatı

        “Akseki, Cumhuriyetten önce ilçeydi; Gündoğmuş (Eksere), tüm Devrim Yasalarında imzası olan; El-Ezher (Mısır) mezunu Antalya’nın Milletvekili Rasih (Hoca) Kaplan’ın gayreti ile ilçe oldu. Eksere’nin yolsuz, ışıksız köylerinden gelen halk, yaşadıkları yerin Gündoğmuş adıyla ilçe yapıldığını; o yılın Cumhuriyet Bayramı gününde, hemşerileri olan bir tıp öğrencisinin sesinden dinlemişti. Rasih Kaplan’ın Eksere’yi ilçe yapan kanun metninin yazılı olduğu Resmî Gazete’yi siz okuyun diyerek; ileride siyasi rakip olacakları Asım Okur’a uzattığını, halka müjdeyi O’na verdirdiğini anlatırlar. Birkaç yıl sonra doktor olarak dönen Asım Okur,… 1943 Genel seçim öncesinde…. ilçe merkezinin Side’ye taşınmasını önerecekti. 1950 seçimlerinde Antalya İl Yönetim Kurulu’nda görev yaptığı CHP’nin milletvekili listesine giremedi. Bağımsız aday oldu; ancak aldığı yüksek oya rağmen milletvekili seçilemedi. 1954 Genel Seçiminde Demokrat Parti listesinden onuncu dönem Antalya milletvekiliolan Asım Okur, 1955 yılında; başını Turan Güneş ve arkadaşlarının çektiği DP içindeki liberal grupla hareket edecek; DP’den ayrılarak, Hürriyet Partisi ne katılacaktı.Asım Okur, 1957 seçiminde başarısız olan HP’nin kapanmasıyla aktif siyasetten çekildi.” Giray Ercenk(DAĞ’ IN DİLİ, ISAURIA-TAŞELİ GÜNDOĞMUŞ (EKSERE) Yayınından ISBN 978-605-137-481-9 08/2015.Kendisinin anlattıklarına göre; Hürriyet Partisinin 21.12.1955 tarihindeki kuruluşuna kurucu üye olarak katılmasının sebebi olarak, “İspat Hakkı Tanınması Hakkındaki Kanun” Teklifi’nin, Demokrat Parti milletvekillerinin oyu ile reddedilmiş olması, Kırşehir’in iktidar lehine oy vermediği için ilçe yapılarak, Nevşehir’e bağlanması ve bütçe görüşmeleri sırasında iktidarın, hükümetle muhalefet arasında muhalefet aleyhine farklı bir uygulama yapmasıdır. Bu uygulama, maliye bakanının konuşmaları radyodan canlı olarak verilirken sıra muhalefet sözcülerine geldiğinde her defasında canlı yayının kesilmesi idi ve demokratik ahlaka uymamaktaydı.

        Dr. Asım Okur’un doğduğu, torunlarının bir kısmının içinde büyüdüğü, ancak 1993 yılında Belediye tarafından yıktırılmış olan taşlar, kalaslar ve tomruklardan yapılmış olan Osmanlı devrinin tüm özelliklerini barındıran, dedesinden kalma etnoğrafik evinin, mahalli adıyla Kocaev ya da Koca Konak’ın bir zamanlar bulunduğu alana,2000 yılının Mayıs ayı başında,Manavgat’a büyük hizmetler yapan Dr. Asım Okur’un ismi verilmiştir. Bu park daha sonra yeniden düzenlenmiş ve 4 Şubat 2013 tarihinde yeni bir açılış merasimi yapılmıştır.

 

 

http://www.hurriyet.com.tr/ilce-gonullusune-belediyeden-odul-39151778,

http://www.manavgat.bel.tr/haber-arsivi/asim-okura-acilis-toreni

abschnitt-fuenf
abschnitt-zwei

Anılar

Sırasıyla

Üstte ögrencilik ve üniversite yılları, ortada düğünü ve arabası ve akrabaları , altta doktorluk ve çiftçilik yılları

 

İrtibat: Doc. Dr. Ahmet Kocakuşak (ahmetkocakusak@yahoo.com)

abschnitt-zwei